İçeriğe geç

Bilmezlik mi bilmemezlik mi ?

Bilmezlik mi, Bilmemezlik mi? Kayseri’de Bir Yaz Akşamı

Kayseri’nin o sıcak yaz akşamlarında, dışarıda yavaşça kararan günün ardından bir şeyler bekliyordum. Hem içimdeki hüzün hem de bilinmezlik. O an, aklıma takılan bir kelimeyi düşündüm: “Bilmezlik mi, bilmemezlik mi?” Hayatımda öyle bir an vardı ki, her ikisini de aynı anda hissetmiştim.

Hayal Kırıklığı ve Duyguların Zihnime Yansıması

Bir zamanlar, Kayseri’nin dar sokaklarında koşturduğumda, hayatın ne kadar basit olduğunu düşünürdüm. Ama o yaz akşamı, işler biraz daha karmaşıklaştı. Bir arkadaşım vardı, yıllardır birbirimize her şeyimizi anlattığımız, sıkı fıkı olduğumuz, aynı hayalleri paylaştığımız. Ama bir sabah, her şey tersine döndü. Hiç beklemediğim bir anda, onunla olan ilişkimde bir mesafe oluştu. Hiç düşündüğüm gibi değildi.

Onun gözlerinde, her zamanki güveni aradım ama bulamadım. Bir kelime söylemeye başladığında, ne söylediğini anlamadım. “Bilmezlik mi, bilmemezlik mi?” dedi ve susup gözlerini kaçırdı. O an, gerçekten ikisini de birden hissettim. Bilmiyordum ne olduğunu ama bir şekilde bilmiyordum da… İçimde bu bilinçsizlik ve kaybolmuşluk duygusu, sanki tüm Kayseri’yi içinde kaybetmiş gibi hissettirdi.

Bir Yaz Akşamının Yalnızlığı

O gün, sokak lambalarının sarı ışıkları altında yürürken, sesini duydum. Arkamdan “Bilmiyorum, belki de hiçbir şeyin farkında değiliz” dedi. Sesinin tonu, normalde olduğu gibi cesur ve sağlam değildi. Sanki her şeyin farkına varmış ama bir o kadar da kaybolmuş gibiydi. İçimdeki boşluk daha da derinleşti. Gerçekten neyi bilemiyorum, neyi bilmiyorum? O an sadece hissediyordum, ikisinin arasında sıkışmıştım. “Bilmiyorum” demek, en zor söylenmesi gereken kelimeydi. O an, hepimizin ne kadar yalnız olduğumuzu bir kez daha fark ettim.

Gecenin ilerleyen saatlerinde, Kayseri’nin o huzurlu ama garip sakinliğine karışarak bir kafede oturduk. Ama hiçbir kelime söylemedik. Aramızdaki sessizlik, her geçen saniye daha da büyüdü. Ne zaman gözlerime baksa, içinde bir şeyler vardı, ama ne olduğunu tam olarak anlayamıyordum. O anda aklımda beliren şey şuydu: Bilmezlik, bir şeyin farkına varamamak, o anda bir şeyleri hissedememekti. Bilmemezlik ise, bile bile görmeme, anlamama duygusuydu.

Bir Yüzleşme, Bir Yalnızlık

Birçok kez, kararsızlık ve belirsizlikle yüzleşmiştim ama belki de en çok bu anda hissettim. O kadar fazla soru vardı ki aklımda. Onunla birlikte geçirdiğimiz yılların ve anıların sonunda, bu basit soru, “Bilmezlik mi, bilmemezlik mi?” her şeyin ötesinde bir anlam kazandı. O soruyu sormak bile bir anlam ifade etmiyordu artık.

Hepimiz bir şekilde kendi gerçekliğimize bakarken, bazen diğerlerinin bize ne söylediğine, ne düşündüğüne odaklanıyoruz. Ama o gün, Kayseri’nin o sıcak akşamında, içimdeki boşluğu fark ettim. Gerçekten neyi bilip neyi bilmediğimizi anlamaya çalışırken, asıl kaybolan şey duygularımızdı. Hissettiklerimi ifade etmek, ne kadar zor olsa da, bir o kadar da özgürleştiriciydi. Çünkü biliyorum ki, bir şeyleri bilmemek, bir şeylerin eksik olduğu anlamına gelmiyor. Bilmemezlik, bazen sadece her şeyin biraz daha karmaşık hale gelmesidir.

Umut ve Yeni Bir Başlangıç

O günün sonunda, kafede çıkarken, sessizce elini uzattı. Artık her şeyin farklı olduğu bir gerçektir. Ama belki de bilmediklerimizi kabullenmek, yeni bir başlangıçtır. Belki de birbirimize duyduğumuz güveni, geçmişin yaralarını sarmak için yeniden keşfedeceğiz. O yaz akşamı, hala hatırladığım bir kelimeyle sona erdi: “Belki de zamanla öğreniriz.”

Bu yazı, yalnızca bir soru değil, aynı zamanda bir yüzleşme, bir anlam keşfidir. “Bilmezlik mi, bilmemezlik mi?” diye sorarken, belki de anlamamız gereken en önemli şey, bazen cevabı bilmemek ve anlamadığımızda bir adım geri çekilmek yerine, daha derinlere inmek gerektiğidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
albany.com.tr Sitemap
betcivdcasino girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet